Ergenlik döneminde çocuk-ebeveyn ilişkileri

Psikoloji
1665

Sağlıklı ve başarılı yetişkin bir birey olabilmek için insan hayatındaki en önemli süreçlerden birisi ergenlik dönemidir. Bu süreci verimli bir şekilde atlatmak, başarılı bir birey olmak için olmazsa olmazdır. Ancak bireyin bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatması ebeveynler ve yakın çevreden destek almadan mümkün değildir. Ergenlik dönemini olması gerektiği gibi tamamlamak için en büyük görev ebeveynlere düşmektedir. Bu nedenle ergenlik döneminde çocuk ve ebeveyn ilişkileri, çocuğun kişilik gelişiminde oldukça önemli bir yere sahiptir. Kişilik arayışı içerisinde olacak olan çocuk, ebeveynlerinden yeterli desteği alamadığında kişilik karmaşası içine girer. Bu da çocuğun gençliğinde agresif bir kişiliğe bürünmesi, yanlış davranışlara yönelmesi ve içine kapanık bir birey olması gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Ergenlik dönemi nedir?

Bilimsel literatürde buluğ çağının başladığı 11-13 yaşlarından genç yetişkinlik dönemine kadarki sürece ergenlik dönemi denir. Bu dönemde çocuktaki fizyolojik gelişmelerin yanı sıra cinsel kimlik gelişimi de en yüksek seviyededir. Bu da ergenlerdeki birçok dürtünün yanı sıra cinsel dürtülerin de ortaya çıkması anlamına gelir. Cinsel dürtülerin ortaya çıkması, ergenin gelişim karmaşası yaşamasına neden olur.

Ergenler bu dönemde karşı cins arkadaşlarına oldukça yoğun ilgi duyar, yeni arkadaşlık ilişkilerinde karşı cinsi her zaman daha ilgi çekici bulurlar. Bu ilişkilerin yoğunluğu sebebiyle ergenler fiziksel ve zihinsel olarak kendileriyle her zamankinden daha çok ilgilenmeye başlarlar. Bu da onların zamanla narsist bir yapıya bürünmelerine yol açabilir. Daima kendileri ön plandadırlar, her zaman kendilerini düşünürler ve çevrelerine karşı fazla savunmacı olurlar. Bunun sebebi imajlarının başkalarının gözünde çok önemli olmasıdır. Ergen bireylerin ilişki kurduğu karşı cins arkadaşları fiziksel veya kişisel olarak anne ya da babasına benzerlik gösterir. Ergenler birtakım özellikleriyle ebeveynlerine benzeyen kişilerle ilişki kurmayı tercih ederler. Bundan yola çıkarak ebeveynlerce çocuklara iyi bir rol model olunarak edindiği arkadaşlıklarının daha düzgün olması sağlanabilir.

Ergenlik döneminde ebeveyn çocuk ilişkileri nasıl olmalıdır?

Ergenlik dönemindeki bireylerin asıl amacı aile bireylerine olan bağımlılıktan kurtulup karşı cinsle olgun ilişkiler kurabilmeyi öğrenmektir. Karşı cinsle kurulan ilişkilerin yanı sıra ergen toplumsallaşmayı, grupla beraber etkinliklere katılmayı, kendisini seçeceği mesleğe göre geliştirmeyi öğrenir. Evlenme isteği bu dönemde yavaş yavaş ortaya çıkar. Birçok süreçten ve evreden geçen çocuğun en önemli desteği yine ebeveynlerdir. Çevresine karşı savunmacı olan çocuklara karşı yapıcı bir şekilde yaklaşarak ve onu anlayarak ailesine karşı daha açık olması sağlanmalıdır. Sosyalleşmeye çalışan ergen çocuğun yaşayacağı sıkıntılarda ona destek olarak daha iyi ilişkiler kurması sağlanmalıdır. Gruplarla beraber katıldığı etkinliklerde daha aktif olması sağlanmalıdır. Bunu da ebeveynler kendi katıldıkları etkinliklerde daha aktif olarak çocuklarına rol model olmakla sağlayabilirler.

Kendisine yeni arkadaşlıklar arayan ergenlik dönemindeki çocuk anne ve babadan ziyade iyi arkadaşlar edinmek ister. Bunu isteyen çocuğa klasik anne ve baba gibi davranmak yerine arkadaş gibi yaklaşmak doğru bir yöntem olacaktır. Karşı cinsle kuracağı ilişkilerde incinmesini önlemek için ilişki kurmasını engellemek yerine, olumlu ilişki kurmasını sağlamaya çalışmak önemlidir. Birçok arkadaşlık denemesi yapacak olan ergen ilişkilerinde başarısızlıklar yaşayacaktır. Anne ve babalar çocuklarıyla iyi bir dost olarak seçmeleri gereken arkadaşın nasıl olması gerektiği konusunda onlara örnek olmalıdırlar. Ergenlik dönemindeki çocuklara sürekli olarak öğüt vermek toplumda iyi ve kalıcı bir eğitim yöntemi gibi algılansa da bu dönemdeki etkisi yok denecek kadar azdır. Bu nedenle çocuğa bir şeyler anlatmak yerine çocuğu dinlemek daha etkili bir yöntemdir.

Tüm bu bilgiler ışığında ergenlik döneminin doğal ve geçici bir süreç olduğu unutulmayarak çocuğun sağlıklı bir yetişkinlik dönemine adım atabilmesi için sorunları ile her daim yakından ilgilenilmelidir.