Misophonia nedir? Belirti ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Psikiyatri
531

Günümüz modern toplumunda görülme oranı her geçen gün biraz daha artan misaphonia hastalığı, özellikle kulak hassasiyetine sahip kişilerde daha çok rastlanır. Dünya geneline bakıldığında her 100 kişiden 20'sinde misophania görülmesi mümkündür. Genellikle tek başına görülen hastalığa zaman zaman depresyon ve obsesif kompulsif bozukluk eşlik edebilir. 9 ile 13 yaşları arasında rahatsızlığa yakalanan hastaların genellikle az konuşan insanlar olduğu tespit edilmiştir.

Misofonya nedir?

Sesten nefret etme olarak tanımlanan misophonia hastalığı köklü bir geçmişe sahip olsa da ilk kez 2001 yılında Jastreboff isimli bilim adamı tarafından tanımlanmıştır. Öksürük, televizyon sesi, ıslık, horlama, gülme, sakız çiğneme, yürüme, esneme, hapşırma, konuşma, koklama, nefes alma, yemek yeme, diş fırçalama ve tırnak kesme gibi günlük hayatta mutlaka karşılaşılan sıradan seslerden rahatsız olan, hatta öfkelenen misofonya hastaları, yoğun kaygı yaşar ve kaçınma davranışı geliştirebilir. Nedeni tam olarak bilinmese de nörolojik ve psikolojik bir bozukluk olarak değerlendirilen hastalığa beynin frontal lobundaki farklılıklardan kaynaklandığı düşünülür. Hastalar çevresel seslerden o kadar rahatsız olur ki bir süre sonra sosyal hayattan uzaklaşmaya başlar ve yalnızlaşır. Halk arasında duyma bozukluğu olarak bilinse de duyma ile ilgili olarak algıda gelişen bozukluğu olan misofonya, yüksek sesli ve aritmik seslerin yanı sıra bazı hafif seslere karşı da rahatsızlık hissi gelişmesine neden olur.  

Misophonia belirtileri nelerdir?

Genellikle diş fırçası sesi, yemek yeme sesi, düdük sesi ve nefes sesi gibi tetikleyici bir ses ile ortaya çıkan misophonia hastalığı belirtileri sosyal bir kramp gibidir. Hastalar bu çevresel seslere maruz kaldığında kontrolünü kaybedebilir ve saldırganlaşarak şiddete başvurabilir.

  • Çekirdek, patlamış mısır, cips gibi yenme esnasında ses çıkartan yiyeceklerden nefret etme
  • Sabahları alarm sesi duyduğunda aşırı öfke hissetme ve gün içinde alarm sesine duyulan tedirginlik hissi
  • Gündüz çevresel seslerden duyulan aşırı gerginlik hissi ve geceleri ise sessizlikten gelen huzur hissi
  • Bebek ağlamalarına tahammül edememe
  • Okulda, işte ya da herhangi bir mekânda ayağın ritmik bir şekilde yere ya da herhangi bir nesneye vurulmasından rahatsız olma
  • Seslerden rahatsızlık hissine katlanamamaktan dolayı evin dışına çıkmaktan ve sosyal ortamlarda bulunmaktan korkma ve endişelenme

Bu ve benzeri rahatsızlıklar herkeste zaman zaman hissedilen rahatsızlıklardır. Ancak misophonia hastaları çevresel seslere aşırı tepki gösterir.

Misophonia nedenleri nelerdir?

Misophonia hastalığı ile ilgili yapılan daha önceki araştırmalar hastalığın işitme ve algı bozukluğu ile ilgili olduğunu ileri sürmüştür. Ancak daha sonra hastalığın psikolojik bir semptom olduğu kanıtlanmıştır. Misophonia hastalarında yapılan beyin görüntüleme araştırmaları, anterior insular kortekste anormal aktivitelerin oluştuğunu saptamıştır ve hastaların çevresel seslere verdiği yanıtlar ve işleme süreçlerinde farklılık gözlenmiştir. Kişinin sosyal işlevselliğini ve yaşam kalitesini bozan bir hastalık olan misophonia, genellikle ergenlik yaşlarında başlasa da tanının koyulması 30’lu yaşları bulabilir. Kişiler seslerden duyduğu rahatsızlığı bir hastalık olarak görmediği için tedavi yoluna gitmez ve kendi kendine baş etmeye çalışır. 

Misophonia tedavi yöntemleri nelerdir?

Misophonia hastalığının kesin bir tedavisi henüz yoktur ancak araştırmalara devam edilmektedir. Misophonia tedavisi için hastalığa neden olan durumlar ve kişinin sahip olduğu rahatsızlıklar incelenmelidir. Öncelikli olarak hastanın seslere karşı hassas tutumunun nedenleri araştırılmalı ve kişinin algı probleminin ortadan kaldırılması için gerekli telkinler yapılmalıdır. Psikiyatrik destek tedavinin başarılı olmasında oldukça etkilidir. Psikolojik destek almayan hastalar aile ve yakın çevresi ile iletişim kurmakta zorlanır. Kişinin sesten ziyade olaylara odaklanmasını sağlayan tedaviler sayesinde hastalığı yenmek mümkün olabilir. Örneğin yemek yerken oluşan çatal bıçak seslerindense yemeğin lezzetine odaklanmayı telkin etmek kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar.